Umman Sultanlığı: Yerel Yönetimler, Kültürel Miras ve Kalkınma Politikaları Üzerine Bir İnceleme

Yazar

1. Coğrafi Konum ve Siyasi Yapı

Umman Sultanlığı, Arap Yarımadası’nın güneydoğusunda yer almakta olup kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile kara sınırlarını bulunmaktadır. Güney ve doğu sınırlarında Hint Okyanusu, kuzeydoğusunda ise Umman Körfezi yer almaktadır. Bu stratejik konumu, Umman’ı tarih boyunca bir denizcilik merkezi haline getirmiştir. Nitekim, ünlü denizci ve gökbilimci Ahmed bin Mâcid (1421-1500)’in Ummanlı olması, bölgenin tarihsel denizcilik mirasının güçlü bir göstergesidir.

Başkent Muskat olan ülkenin resmi dili Arapça’dır ve para birimi Umman Riyali’dir. Umman Riyali, dünya genelinde en değerli para birimlerinden biri olup yaklaşık 1 Umman Riyali 107 TL’ye tekabül etmektedir.

2. Demografik ve Sosyokültürel Yapı

Umman’ın nüfusunun yaklaşık %90’ı Arapça konuşmaktadır. Nüfusun geri kalan kısmı ise %5 oranında İngilizce, %5 oranında ise Beluçça ve Hint dilleri gibi bölgeye yakın coğrafyaların dillerini konuşmaktadır. Ülkedeki dini yapı ise büyük ölçüde Müslümanlardan (%86) oluşurken, %6 Hristiyan, %6 Hindu ve %2’side diğer dini nüfusları barındırmaktadır. Bu çeşitlilik, Umman’ın tarih boyunca Hint Okyanusu ticaret yolları üzerindeki konumunun kültürel bir sonucudur.

3. Siyasal Tarih ve İdari Yapı

Umman’ın modern tarihinde en önemli figürlerden biri olan Sultan Kabus bin Said bin Teymur (1940-2020), 1970 yılında kansız bir darbeyle iktidara gelmiş ve 2020 yılında vefat edene dek ülkeyi yönetmiştir. Yarım yüzyıllık iktidarın ardından tahta geçen mevcut lider, Sultan Heysem bin Tarık bin Teymur el-Busaid, 1954 yılında doğmuş ve çocukluğunun bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Uzun yıllar Dışişleri Bakanlığı, Miras ve Kültür Bakanlığı gibi görevlerde bulunmuş olan Sultan Heysem, aynı zamanda ülkenin en önemli kalkınma strateji belgesi olan Umman Vizyonu 2040’ın Ana Komitesi Başkanlığını da yürütmüştür.

4. Umman Sultanlığı’nda Yerel Yönetim Yapısı

İdari açıdan ülke 11 “muhafaza”ya (valilik benzeri bölgesel yönetim birimleri) ayrılmıştır. Bu muhafazalar, daha küçük vilayetlere bölünerek yerel yönetim yapılanmasını oluşturmaktadır. 2011 öncesinde ülke yalnızca 4 muhafazaya sahipken, artan yönetsel ihtiyaçlarla birlikte bu sayı genişletilmiştir.

Umman Sultanlığı, merkeziyetçi bir yönetim yapısına sahiptir. Ülke idari olarak 11 muhafazaya (valilik benzeri yönetim) ayrılmıştır. Her muhafazanın başında Sultan tarafından atanan bir Vali bulunur. Bu valiler, merkezi hükümeti yerelde temsil eder ve kamu hizmetlerinin uygulanmasından sorumludur.

Muhafazalar:

  1. Dahiliye
  2. Zahire
  3. Kuzey Batıne
  4. Güney Batıne
  5. Büreymi
  6. Vüsta
  7. Kuzey Şarkiye
  8. Güney Şarkiye
  9. Zufar
  10. Muskat
  11. Müsendem

Her muhafaza, “vilayet” (wilayat) adı verilen daha küçük idari birimlere bölünmüştür. Bu yapı, hizmetlerin yerelde daha etkili sunulmasını amaçlar.

Yerel Yönetim Mekanizmaları

2012 yılında yapılan reformlarla birlikte, Umman’da belediye meclisleri (municipal councils) kurulmuştur. Bu meclislerde halk tarafından seçilen üyeler yer alır. Görevleri şunlardır:

  • Altyapı, çevre, planlama gibi konularda merkezi yönetime danışmanlık yapmak
  • Yerel halkın görüşlerini merkezi yönetime iletmek

Ancak bu meclislerin karar alma yetkisi yoktur, sadece görüş bildirme ve öneri sunma görevleri vardır.

Umman’da yerel yönetimler büyük ölçüde merkeze bağlı çalışmaktadır. Seçilmiş belediye meclisleri olsa da, yetkileri sınırlıdır. Önümüzdeki yıllarda, halkın yönetime katılımını artıran ve yerel yönetimlere daha fazla yetki veren bir yapının geliştirilmesi hedeflenmektedir.

5. Ekonomi ve Kalkınma Stratejileri

Umman ekonomisi, büyük ölçüde petrole dayalıdır. Küresel ölçekte toplam petrol üretiminin %0.31’ini karşılayan Umman, bu alanda dünyada 22. sırada yer almaktadır. Ancak, yalnızca petrole dayalı bir ekonomik yapının sürdürülebilir olmaması nedeniyle ülke çeşitli kalkınma vizyonları ortaya koymuştur. Bu vizyonlardan birisi Vizyon 2020 stratejisi diğeri ise hala sürmekte olan Vizyon 2040 belgeleridir.

Umman’ın ekonomik çeşitliliği artırma konusunda özellikle son yıllarda kültürel miras alanında atılımlar yapmaktadır. Petrole alternatif olarak bir ekonomik kaynak oluşturma hedefi olan Umman’ın bu konuda nispeten başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Umman Vizyon 2040 Strateji Belgesi

1995 yılında başlatılan Vizyon 2020 planının beklenilen hedefe ulaşılamayacağı 2000’li yılların ortasında anlaşılmıştır. Bu doğrultuda geliştirilen Vizyon 2040 Belgesi, ekonomik çeşitliliği sağlama ve sosyal refahı artırma amacı gütse de, uygulamada kalkınma çerçevesinin tutarlılığı ve belirginliği konusunda eleştirilere maruz kalmıştır. Bu duruma bir de İsrail’in Filistin’e karşı başlattığı saldırılar eklenince Umman’ın istemediği bir sonuç ortaya çıkmıştır. Saldırılar sonucunda bölge ülkeleri de hiç şüphesiz ki istikrarsızlık anlamında nasibini almıştır.

Vizyon 2040’ın temel hedef alanları:

  1. Eğitim ve bilimsel araştırma
  2. Sağlık sisteminin güçlendirilmesi
  3. Kültürel miras ve vatandaşlık bilinci
  4. Sosyal refah ve destek mekanizmaları
  5. Ekonomik liderlik ve yönetişim
  6. Ekonomik çeşitlilik ve mali istikrar
  7. İşgücü piyasası ve istihdam
  8. Özel sektör ve uluslararası yatırım
  9. Bölgesel kalkınma ve sürdürülebilir kentleşme
  10. Doğal kaynakların korunması
  11. Hukuki ve düzenleyici sistemlerin geliştirilmesi
  12. Kamu yönetimi kapasitesinin artırılması
6. Turizm Politikaları ve Kültürel Miras

Umman, kültürel ve doğal zenginlikleriyle son yıllarda turizm alanında önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. 2012 yılında “Arap Turizminin Başkenti” ilan edilen ülke de, 2017 yılında 3.1 Milyon turist ziyaret ederken bu rakam 2018 yılında yaklaşık 4.2 milyon turiste ulaşmıştır. Umman 2019 yılında ise 4.1 milyon turisti ağırlamıştır. 2019 yılında özellikle Sultan Heysem’in Kültür Bakanlığı döneminde yürütülen çalışmalar, tarihi mirasın korunması ve tanıtılması alanlarında önemli katkılar sağlamıştır.

Sultan Kabus Ulu Camii; Modern İslam mimarisinin gözde örneklerinden biridir. Riyam Anıtı ise Muskat’ta yer alan ve ülkenin tarihî belleğini simgeleyen önemli bir anıttır.

Güncel eserlerin yanında Umman’ın UNESCO Miras listesinde 4 eseri bulunmaktadır.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Umman Eserleri:

  1. Bahla Kalesi (1987)
  2. Bat, Al Khutm ve Al-Ayn Arkeolojik Alanları (1988)
  3. Umman Aflaj Sulama Sistemleri (2006)
  4. Qalhat Antik Kenti (2018)

Bu eserler, Umman’ın hem yerel mirasa verdiği önemi hem de küresel koruma çabalarına katkısını yansıtmaktadır.

7. Umman-Türkiye İlişkileri

Umman Sultanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkiler, 1970’li yıllarda kurulmuş olup, zamanla gelişmiştir. Her iki ülke de dış politikada istikrarlı ve dengeli bir tutum benimsemekte, bölgesel barış ve iş birliğini önceleyen yaklaşımlarıyla tanınmaktadır. Türkiye’nin Orta Doğu politikalarında izlediği çok yönlü diplomasi anlayışı ile Umman’ın tarafsız ve arabulucu kimliği, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendiren önemli unsurlardandır.

Umman-Türkiye ilişkileri, özellikle son dönemde ivme kazanmış; bu gelişmenin en somut örneği, Sultan Heysem bin Tarık’ın 28-29 Kasım 2024 tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret olmuştur. Sultan Heysem bin Tarık tarafından gerçekleştirilen Türkiye ziyareti, Umman Sultanlığı’nın Türkiye’ye yönelik ilk üst düzey ziyareti olarak kayıtlara geçmiştir. Ziyaret kapsamında iki ülke arasında ekonomi, güvenlik, kültür, eğitim, enerji ve turizm gibi birçok alanda görüşmeler yapılmış; toplam 17 iş birliği başlığı ele alınmıştır. Bu temas, sadece sembolik değil, aynı zamanda stratejik bir açılım niteliği taşımaktadır.

Ticaret alanında ise iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler uzun süredir devam etmektedir. Türkiye, Umman’a başta inşaat malzemeleri, tekstil ürünleri, gıda ve ev aletleri ihraç ederken, Umman’dan ise enerji ürünleri, petrokimyasallar ve gübre ithal edilmektedir. Buna rağmen, mevcut ticaret hacmi her iki tarafın da potansiyelinin gerisinde kalmaktadır. Son dönemde yapılan görüşmelerle birlikte, karşılıklı yatırım alanlarının genişletilmesi, serbest ticaret anlaşmasının hazırlanması ve özel sektörler arası iş birliğinin artırılması hedeflenmektedir.

Eğitim ve kültür alanındaysa ilişkiler gelişmektedir. Türkiye burs programları aracılığıyla her yıl çok sayıda Ummanlı öğrenci Türkiye’de yükseköğrenim görme fırsatı bulmaktadır. Ayrıca Türk televizyon dizileri, müzikleri ve gastronomisi Umman’da giderek daha fazla ilgi görmektedir.

Savunma ve güvenlik iş birliği de iki ülkenin gündeminde yer almaktadır. Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği başarılar, Umman’ın bu alandaki modernizasyon hedefleriyle örtüşmektedir. Sultan Heysem’in ziyaretinde askeri eğitim iş birlikleri, savunma teknolojisi transferi ve ortak askeri tatbikatlar gibi konular gündeme gelmiş; bu alandaki iş birliğinin derinleştirilmesi yönünde karşılıklı niyet ortaya konmuştur.

Sonuç olarak, Türkiye ile Umman arasındaki ilişkiler her geçen gün daha kurumsal bir yapıya kavuşmakta ve yeni iş birliği alanlarıyla zenginleşmektedir. Bu ilişkiler, yalnızca ikili düzeyde değil, aynı zamanda Körfez-Akdeniz hattındaki stratejik iş birlikleri açısından da oldukça önemlidir. Unutulmamalıdır ki Umman; Körfez bölgesinde stratejik öneme sahip bir ülkedir.